Description
Dünyanın Kuran hakikatlerine koÅtuÄu böyle bir dönemde, üzerinde oynanan dilimizin kurbanı olan bir nesil var ki araya örülen duvarları aÅıp ona ulaÅsa da anlayamadıÄı için ondan mahrumiyet yaÅıyor. Ãstelik yolu henüz ona uÄramayan büyük bir kitle var ve onlarla olan mesafe, her geçen gün daha da açılıyor, makas büyüyor. Görmemiz gereken baÅka bir gerçek de yurt dıÅında yaÅayan ve dilimizi canlı tutacak unsurlardan uzak büyümek zorunda kalan yeni nesillerimiz. İÅte bu üç zümreyi nazara alan yayınevimiz, onların da Risale-i Nurdan mahrum kalmaması için bir adım attı ve diÄer dillere tercüme edilirken riayet edilen ölçüler çerçevesinde belli baÅlı tasarruflarla onu bu insanların da anlayabileceÄi bir formatta basmaya karar verdi. Az önce ifade etmeye çalıÅtıÄımız gibi bu çalıÅmanın üç temel hedefi var:\n\n1. Ãzellikle televizyon ve internetten beslenen yeni neslin de anlayabileceÄi bir metin oluÅturmak ve bu metin üzerinden asıl ve orijinal metinlere geçiÅ imkânı saÄlamak,\n\n2. Türkçenin dünya dili olma yolunda ilerlediÄi bu dönemde dilimizi yeni öÄrenenlerin Risale-i Nur Külliyatına daha kolay ulaÅıp Ãstadla daha erken tanıÅmasını saÄlamak,\n\n3. Ãlkemiz dıÅında doÄup büyüyen ve diyar-ı gurbette yaÅayan, tabii olarak da Risale-i Nurun yazıldıÄı dile aÅina olmayan genç kuÅakların Nurların mesajına daha kolay ulaÅmasına yardımcı olmak.\n\nİÅte bu çalıÅma, böyle bir maslahatın ürünü. Peki, bunun için ne yapıldı? Ãncelikle bu metin hazırlanırken, Risale-i Nurun mesajının günümüz diliyle ve en açık biçimde anlaÅılması esas alındı. Ancak bu yapılırken de, asıl metnin dokusunun bozulmamasına özen gösterilerek bunun nasıl ifade edilebileceÄi sorusuna yoÄunlaÅıldı. Anlamayı kolaylaÅtıracaÄı düÅünülen yerlerde, kelimelerin bugünkü karÅılıklarının seçilmesinin yanında, uzun cümleler bölündü ve aynı malzemeyle bu cümle yeniden kuruldu. Istılahta yer alan terimler ve Nur külliyatının anahtar kavramları ise aynen korundu ve deÄiÅtirilmedi. Samimiyetle atılan bu adım ve gayretin, okurlarımızdan gelen yönlendirmelerle gerçek mecrasını bulacaÄında da Åüphemiz yok.\n\n \n\n \n\n